Soruşturma evresinde, kolluk görevlilerinin yabancı uyruklu bir şüphelinin ifadesini alırken kendi aralarından dil bilen bir görevliyi tercüman olarak kullanması CMK hükümleri açısından geçerli midir? Tercüman atama yetkisi ve usulünü, Yargıtay kararları ışığında açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #48969

Hayır, geçerli değildir. Kolluk görevlilerinin kendi aralarından birini tercüman olarak görevlendirmesi, CMK'nın tercümanlık ve bilirkişilik hükümlerine açıkça aykırıdır. Doktrinde de kabul edildiği üzere, tercümanlık özel ve teknik bilgi (dil bilgisi) gerektiren bir tür bilirkişiliktir ve bu nedenle bilirkişiliğe ilişkin kurallara tabidir. CMK m.202/3, 'Bu evrede tercüman, hâkim veya Cumhuriyet savcısı tarafından atanır' hükmünü amirdir. Bu hüküm, soruşturma evresinde tercüman atama yetkisinin münhasıran hâkim veya Cumhuriyet savcısına ait olduğunu, kolluk görevlilerinin bu konuda bir yetkisi olmadığını açıkça ortaya koymaktadır. Ayrıca, CMK m.202/5, 'Tercümanlar, il adlî yargı adalet komisyonlarınca her yıl düzenlenen listede yer alan kişiler arasından seçilirler' diyerek, tercümanların tarafsızlığını ve yetkinliğini güvence altına almayı amaçlayan bir usul belirlemiştir. Yargıtay da kararlarında bu hususa büyük önem vermektedir. Makalede yer alan Ceza Genel Kurulu kararı (2016/487 E., 2020/353 K.) ve Yargıtay 2. Ceza Dairesi kararları (örn: 2014/28221 E., 2014/23642 K.), İl Adli Yargı Adalet Komisyonu listesinden atanmayan ve usulüne uygun yemini yaptırılmayan tercümanların katılımıyla yapılan işlemlerin hukuka aykırı olduğunu ve bozma nedeni sayılacağını belirtmektedir. Dolayısıyla, kolluk görevlisinin tercümanlık yapması hem atama yetkisi hem de tarafsızlık ilkesi açısından usule aykırıdır ve bu şekilde alınan ifade hukuken sakat kabul edilir.