Bir kavga esnasında, failin ilk haksız hareketi başlatmasına rağmen, mağdurun gösterdiği tepkinin 'aşırı ve orantısız' olması durumunda, ilk haksız hareketi yapan failin haksız tahrik (TCK m.29) indiriminden yararlanması mümkün müdür? 'Haksız tahrikte dengenin bozulması' kavramını Yargıtay içtihatları ışığında açıklayınız.
Evet, mümkündür. Kural olarak, ilk haksız hareketi gerçekleştiren fail, karşılaştığı tepki nedeniyle haksız tahrik indiriminden yararlanamaz. Ancak bu kuralın bir istisnası, 'haksız tahrikte dengenin bozulması' olarak adlandırılan durumdur. Mağdurun, faile tepki olarak gösterdiği davranış, failin ilk haksız hareketiyle karşılaştırıldığında 'açık bir oransızlık' taşıyorsa veya 'aşırı' bir hal almışsa, mağdurun bu tepkisi de başlı başına yeni bir haksız fiil niteliği kazanır. Bu durumda, ilk haksız fiili işleyen fail, mağdurun bu orantısız tepkisi karşısında TCK m.29'da düzenlenen haksız tahrik indiriminden yararlanabilir. Makalede de belirtildiği gibi, Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 12.02.2008 tarihli (2007/1-163-2008/21) kararında bu ilke benimsenmiştir. Örnek olarak, A'nın B'ye basit bir hakarette bulunması (ilk haksız hareket), B'nin ise bu hakarete karşılık A'yı bıçakla ağır şekilde yaralaması (orantısız tepki) durumunda, B'nin tepkisi artık meşru bir karşılık olmaktan çıkıp yeni ve daha ağır bir haksız fiil haline gelir. Bu aşırı tepki karşısında A'nın da B'ye karşı bir suç işlemesi halinde, A haksız tahrik indiriminden faydalanabilir. Çünkü artık A'yı suça iten hiddetin kaynağı, B'nin orantısız ve yeni haksız fiil niteliğindeki tepkisidir. Burada etki-tepki arasındaki denge bozulmuş ve roller değişmiştir.