Makalede 'gayrimuayyen/belirsiz kast' ile 'olası/muhtemel kast' kavramlarının birbirinden farklı olduğu ve TCK m.21/2'nin aslında belirsiz kastı değil, olası kastı düzenlediği ifade edilmektedir. Bu iki kast türü arasındaki temel dogmatik farkı ve pratik sonuçlarını (örneğin teşebbüs açısından) izah ediniz.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #48957

Makaleye göre 'gayrimuayyen/belirsiz kast' ile 'olası/muhtemel kast' aynı anlama gelmemektedir. Aralarındaki temel dogmatik fark şudur: Belirsiz kastta, failin belirli bir hedefi ve suç işleme kastı vardır, ancak bu hedefin kim veya ne olacağı tam olarak belirli değildir (örn. kalabalığa ateş etmek). Fail, kastettiği suçun herhangi bir kişi üzerinde gerçekleşmesini kabul eder. Burada neticeye yönelik bir 'istek' unsuru vardır, sadece mağdur belirsizdir. Olası kastta ise (TCK m.21/2), failin birincil amacı farklı bir şey olabilir veya belirli bir suç işleme kastı olmayabilir. Fail, hareketinin öngördüğü ancak istemediği bir neticeyi doğurabileceğini bilir ve bu neticenin gerçekleşmesini 'olursa olsun' diyerek kabullenir. Burada neticeye yönelik doğrudan bir 'istek' değil, neticenin gerçekleşme ihtimaline karşı bir 'kayıtsızlık' ve 'kabullenme' söz konusudur. Bu ayrımın en önemli pratik sonucu teşebbüs açısından ortaya çıkar. Belirsiz kastla işlenen suçlarda, failin kastettiği suç tipi belli olduğundan teşebbüs mümkündür (örn. kalabalığa ateş edip kimseyi vuramamak, kasten öldürmeye teşebbüs oluşturur). Olası kastta ise, netice fail tarafından doğrudan istenmediği, sadece ihtimal dahilinde görülüp kabullenildiği için, netice gerçekleşmedikçe failin sorumluluğu genellikle gündeme gelmez ve bu tür suçların teşebbüse elverişli olmadığı kabul edilir. Makalede de belirtildiği gibi, 'belirsiz kastla işlenen suçlarda netice gerçekleştikçe failin sorumluluğu gündeme geleceğinden teşebbüse elverişlilik yoktur' ifadesi, bu suçlarda her bir neticenin ayrı bir suç oluşturduğu ve failin gerçekleşen kadarından sorumlu olduğu anlamındadır, bu da teşebbüs tartışmasını karmaşıklaştırır. Ancak klasik doktrin, belirsiz kastta teşebbüsün mümkün olduğunu kabul eder.