TCK m.106/2-b, tehdidin 'imzasız mektupla' işlenmesini bir nitelikli hal olarak düzenlemiştir. Teknolojinin gelişmesiyle birlikte, 'anonim bir e-posta' veya 'gizli numaradan gönderilen bir SMS' ile yapılan tehdit, bu fıkra kapsamında kıyasen değerlendirilebilir mi?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #48945

Evet, değerlendirilebilir. Ceza hukukunda kural 'kıyas yasağı' olsa da, bu yasak, failin aleyhine olacak şekilde, kanunda olmayan bir suç veya ceza yaratmayı engeller. Ancak, kanundaki bir hükmün, teknolojinin gelişmesiyle ortaya çıkan ve kanun koyucunun iradesiyle aynı haksızlık içeriğine sahip olan yeni durumlara 'yorum' yoluyla uygulanması mümkündür. TCK m.106/2-b'deki nitelikli halin amacı, failin kimliğini gizleyerek, mağdurun korkusunu ve çaresizliğini artırmasını daha ağır bir şekilde cezalandırmaktır. 'İmzasız mektup', bu amacın, kanunun yapıldığı dönemdeki bir örneğidir. Günümüzde, 'anonim bir e-posta', 'sahte bir sosyal medya hesabı' veya 'gizli numaradan gönderilen bir SMS', failin kimliğini gizlemesi ve mağdurun belirsizlik içinde kalması açısından, imzasız mektupla 'aynı işlevi' görmektedir. Dolayısıyla, bu tür eylemlerin, lafzı genişleten bir 'amaçsal (teleolojik) yorum' ile, TCK m.106/2-b kapsamında değerlendirilmesi, kıyas yasağını ihlal etmez. Yargıtay'ın da bu yönde kararları bulunmaktadır. Bu, kanunun ruhuna ve amacına uygun bir yorumdur.