5237 sayılı TCK'ya göre, 'kasten yaralama' suçunun (m.86) neticesi sebebiyle ağırlaşmış hallerinden biri olan 'neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama' (m.87) ile 'kasten öldürmenin ihmali davranışla işlenmesi' (m.83) arasındaki sınır nasıl çizilir? Birini yaraladıktan sonra ölüme terk eden failin sorumluluğu hangi kapsama girer?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #48935

İki suç arasındaki sınır, failin, yaralama eyleminden sonra ortaya çıkan ölüm neticesine karşı olan manevi tutumuna (kast/taksir) göre çizilir. 1) Neticesi Sebebiyle Ağırlaşmış Yaralama (TCK m.87/4): Bu durumda, failin başlangıçtaki kastı sadece 'yaralamaya' yöneliktir. Ancak, bu yaralama fiili sonucunda, failin istemediği ancak fiiliyle nedensellik bağı içinde olan daha ağır bir netice, yani 'ölüm' meydana gelir. Failin ölüm neticesine ilişkin en azından 'taksirle' hareket etmiş olması gerekir. Yani, fail ölüm sonucunu öngörmemiş veya öngörmüş ama istememiştir. Burada sorumluluk, başlangıçtaki yaralama kastı ile sonuçtaki taksirin birleşmesine dayanır. 2) Kasten Öldürmenin İhmali Davranışla İşlenmesi (TCK m.83): Bu durumda ise fail, kişiyi yaraladıktan sonra, kendi fiiliyle yarattığı bu tehlikeli durumdan (yaralının durumu) dolayı bir 'garantör' haline gelir. Bu andan itibaren, yaralının ölmemesi için gerekli yardımı sağlama hukuki yükümlülüğü altına girer. Eğer fail, bu yükümlülüğünü yerine getirmez ve yaralıyı ölüme terk ederken, onun ölebileceğini 'öngörür ve bu sonucu kabullenirse' (olası kast), o zaman eylemi artık TCK m.87/4 değil, daha ağır olan TCK m.83 kapsamına girer. Sınırı çizen, failin yaralama sonrası pasif kalırken, ölüm neticesine karşı olan zihinsel tutumudur: Taksir varsa m.87/4, olası kast varsa m.83 uygulanır.