5237 sayılı TCK m. 29'a göre haksız tahrik indiriminin uygulanabilmesi için, failin, haksız fiilin yarattığı 'hiddet veya şiddetli elem' altında suçu işlemesi gerekir. Failin, maruz kaldığı haksız fiilin üzerinden belli bir süre geçtikten sonra, bu fiili sürekli düşünerek ve kin biriktirerek suçu işlemesi halinde haksız tahrik uygulanır mı? Bu durumu 'tasarlama'dan ayıran nedir?
Hayır, bu durumda haksız tahrik uygulanmaz. Haksız tahrikin temel şartı, suçun, haksız fiilin yarattığı ani ve sıcak 'hiddet veya şiddetli elem' etkisiyle, yani bir 'gazap' halinde işlenmesidir. Eğer fail, haksız fiilin üzerinden zaman geçtikten sonra, olayın yarattığı öfkeyi ve kini içinde biriktirerek, planlı ve soğukkanlı bir şekilde suçu işlerse, bu durum haksız tahrikin 'anilik' ve 'hiddet etkisi' şartlarını ortadan kaldırır. Bu, artık bir hiddet hali değil, bir 'kin' veya 'garez' saikiyle hareket etmektir ve haksız tahrik indirimini gerektirmez. Bu durumun 'tasarlama'dan farkı ise şudur: Her ikisinde de soğukkanlılık ve plan vardır. Ancak, eğer bu soğukkanlı planın arkasında, en başta maruz kalınan ve hukuken 'haksız fiil' olarak nitelendirilebilecek bir eylem varsa, bu durum tasarlamanın varlığını engellemese de, cezanın bireyselleştirilmesinde (TCK m.61) failin 'suçu işlemesindeki güttüğü amaç ve saik' olarak, temel ceza belirlenirken lehine bir unsur olarak dikkate alınabilir. Ancak, TCK m.29'daki yasal indirimden yararlanamaz.