Haksız tahrik (TCK m.29) uygulamasında temel kural, ilk haksız hareketin mağdurdan gelmesidir. Ancak makalelerde değinilen 'haksız tahrikte dengenin bozulması' hali, bu kurala nasıl bir istisna getirir? Kendisi küfrederek kavgayı başlatan bir failin, karşı tarafın bıçaklı saldırısı üzerine işlediği suçtan dolayı haksız tahrik indiriminden yararlanması mümkün müdür?
'Haksız tahrikte dengenin bozulması', ilk haksız harekete karşı gösterilen tepkinin, ilk hareketle karşılaştırıldığında 'açık bir oransızlık' içermesi durumunda ortaya çıkar. Bu orantısız tepki, kendisi yeni ve bağımsız bir haksız fiil niteliği kazanır. Kural olarak, ilk haksız hareketi yapan fail, gördüğü orantılı tepkiden dolayı haksız tahrikten yararlanamaz. Ancak, karşılaştığı tepki aşırı ise, bu aşırı tepki kendisi için bir haksız tahrik nedeni oluşturabilir. Örnekteki durumda, failin küfür etmesi ilk haksız harekettir. Ancak karşı tarafın bıçakla saldırması, küfre oranla açıkça orantısız ve yeni bir haksız saldırıdır. Bu bıçaklı saldırı üzerine, ilk başta haksız olan failin kendini savunmak veya tepki göstermek amacıyla işlediği suçta, haksız tahrik indiriminden yararlanması mümkündür. Çünkü artık tepki gösterdiği şey, kendi ilk haksız fiili değil, karşı taraftan gelen ve orantıyı bozan yeni ve daha ağır haksız fiildir. (YCGK. 12.2.2008, 2007/1-163-2008/21).