Bir memur hakkında, hem DMK m.125/d-l ('Amirine, maiyetindekilere, iş arkadaşları veya iş sahiplerine hakarette bulunmak') uyarınca disiplin soruşturması, hem de TCK m.125 (Hakaret) uyarınca ceza kovuşturması yürütülmektedir. Ceza mahkemesinin, fiilin 'eleştiri hakkı' sınırları içinde kaldığı gerekçesiyle beraat kararı vermesi, disiplin makamını bağlar mı?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #48867

Bu durum, beraat kararının gerekçesine bağlı olarak farklı sonuçlar doğurur ve disiplin makamını kural olarak bağlamaz. Ceza mahkemesi, fiilin 'suçun unsurlarını oluşturmadığı' veya 'hukuka uygunluk nedeni (eleştiri hakkı) kapsamında kaldığı' gerekçesiyle beraat kararı vermiştir. Bu, fiilin işlenmediği anlamına gelmez; sadece ceza hukuku anlamında bir suç oluşturmadığı anlamına gelir. Disiplin hukuku ise, memuriyetin gerektirdiği saygı, hiyerarşi ve nezaket kurallarını korur. Bir ifade, ceza hukuku açısından 'eleştiri' sınırları içinde kalsa bile, disiplin hukuku açısından 'amire karşı saygısızlık' veya 'devlet memuru vakarına yakışmayan tutum' olarak kabul edilebilir. Çünkü disiplin hukukunun aradığı standartlar, ceza hukukundan farklı ve genellikle daha sıkıdır. Dolayısıyla, disiplin kurulu, ceza mahkemesinin beraat kararına rağmen, ifadenin memuriyet adabına ve hiyerarşik düzene aykırı olduğu gerekçesiyle, daha hafif bir disiplin cezası (örneğin, uyarma veya kınama) verebilir. Ancak, ceza mahkemesi 'fiilin hiç söylenmediği' gibi maddi bir olguya dayanarak beraat verseydi, bu karar disiplin makamını bağlardı.