6698 sayılı KVKK'ya göre, bir veri sorumlusunun, veri işleme faaliyetleri için 'Aydınlatma Yükümlülüğü'nü (m.10) yerine getirmesi ile ilgili kişiden 'Açık Rıza' (m.5) alması arasındaki ilişki nedir? Aydınlatma yapılmadan alınan açık rıza geçerli midir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #48857

Aydınlatma yükümlülüğü ile açık rıza, birbiriyle yakından ilişkili ancak farklı iki hukuki kavramdır. Aydınlatma yükümlülüğü (m.10), veri işleme faaliyetinin hukuki sebebinden (rıza, kanun, sözleşme vb.) bağımsız olarak, veri sorumlusunun her durumda yerine getirmesi gereken bir şeffaflık borcudur. Veri sorumlusu, verileri elde ederken, kim olduğunu, verileri hangi amaçla işleyeceğini, kimlere aktarabileceğini, veri toplama yöntemini ve hukuki sebebini ve ilgili kişinin haklarını açıklamak zorundadır. Açık rıza (m.3/1-a) ise, KVKK m.5/2'deki diğer şartlar yoksa, veri işlemeyi hukuka uygun hale getiren bir irade beyanıdır. Bu iki kavram arasındaki en önemli ilişki, aydınlatmanın, geçerli bir açık rızanın 'ön şartı' olmasıdır. KVKK, açık rızayı 'belirli bir konuya ilişkin, bilgilendirilmeye dayanan ve özgür iradeyle açıklanan rıza' olarak tanımlar. 'Bilgilendirilmeye dayanma' unsuru, tam da aydınlatma yükümlülüğünün yerine getirilmiş olmasını gerektirir. Dolayısıyla, usulüne uygun ve kapsamlı bir aydınlatma yapılmadan, kişinin neye rıza gösterdiğini tam olarak bilmediği bir durumda alınan 'açık rıza', hukuken geçersizdir. Geçersiz bir rızaya dayanılarak yapılan veri işleme faaliyeti ise hukuka aykırı olur.