5237 sayılı TCK'ya göre, bir suçun manevi unsuru olan 'kast'ın varlığı için, failin eyleminin 'hukuka aykırı' olduğunu bilmesi gerekir mi? Buna 'haksızlık bilinci' denir ve bu unsurun eksikliği failin sorumluluğunu nasıl etkiler?
Hayır, TCK'ya göre kastın varlığı için failin eyleminin hukuka aykırı olduğunu bilmesi gerekmez. TCK m.21'e göre kast, 'suçun kanuni tanımındaki unsurların bilerek ve istenerek gerçekleştirilmesi'dir. Bu, failin, yaptığı fiilin kanundaki suç tanımına uyduğunu (örneğin, başkasına ait bir malı aldığını) bilmesi ve istemesidir. Eylemin ayrıca 'hukuka aykırı' olduğunu bilmesi, kastın değil, 'kusurluluğun' bir unsurudur. Failin, işlediği fiilin haksızlık oluşturduğu hususunda 'kaçınılmaz bir hataya' düşmesi, TCK m.30/4'te ayrı bir durum olarak düzenlenmiştir. Bu durumda, failin kastı vardır, ancak haksızlık bilinci (kusurluluk) yoktur ve bu nedenle cezalandırılmaz. Eğer bu hatası 'kaçınılabilir' ise, kusuru azalmış sayılır ve cezasında indirim yapılır. Yani, modern ceza hukuku anlayışında, 'haksızlık bilinci' kasttan ayrılmış ve kusurluluk kategorisi içinde değerlendirilen ayrı bir unsur haline getirilmiştir.