5237 sayılı TCK'ya göre, 'hata' hallerinden olan 'hukuki hata' (kanunu bilmemek, TCK m.30/4) ile 'haksızlık yanılgısı' (fiilin haksızlık içeriğinde hata, TCK m.30/3'ün bir görünümü) arasındaki fark nedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #48848

'Hukuki hata' ile 'haksızlık yanılgısı' birbirine yakın ancak farklı kavramlardır. 1) Hukuki Hata (TCK m.30/4): Bu durum, 'işlediği fiilin haksızlık oluşturduğu hususunda kaçınılmaz bir hataya düşen kişinin cezalandırılamayacağını' düzenler. Bu, failin, yaptığı eylemin genel olarak hukuk düzeni tarafından yasaklandığını, haksız olduğunu bilmemesidir. Ancak 'kanunu bilmemek mazeret sayılmaz' (TCK m.4) genel ilkesi nedeniyle, bu hatanın kabul edilmesi çok zordur ve ancak kişinin sosyal durumu, eğitimi, yaşadığı çevre gibi nedenlerle haksızlığı algılamasının kendisinden beklenemeyeceği, son derece istisnai durumlarda (örn: yeni bir teknik düzenlemeyi bilmeyen ücra bir yerdeki esnaf) ve hatanın 'kaçınılmaz' olması şartıyla uygulanabilir. 2) Haksızlık Yanılgısı (İzin verilen riskte hata/işin doğası gereği hata): Bu ise, TCK m.30/3 kapsamında değerlendirilen, failin fiilinin hukuka aykırı olduğunu bildiği, ancak somut olayda bir hukuka uygunluk nedeninin (meşru savunma, hakkın kullanılması vb.) var olduğunu zannetmesidir. Örneğin, kendisine ait olduğunu sandığı bir araziye girerek, aslında başkasına ait olan araziye girmesi (hakkın kullanılması yanılgısı). Fail, eylemin genel olarak yasak olduğunu bilir, ancak o an için kendisi açısından meşru olduğunu düşünür. Bu hatanın da kusurluluğu kaldırabilmesi için 'kaçınılmaz' olması gerekir. Kısacası, birincisinde fiilin genel haksızlığında, ikincisinde ise somut olaydaki meşruiyetinde bir yanılgı vardır.