İdare Mahkemesinde görülen bir iptal davasında, dava konusu idari işlemin hukuka aykırı olduğu ancak davacının bu işlemden dolayı bir 'menfaatinin ihlal edilmediği' anlaşılırsa, mahkeme nasıl bir karar verir?
Bu durumda mahkeme, davanın esasına girerek işlemi iptal etmez. Bunun yerine, davanın 'ehliyet' (dava açma sıfatı) yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verir. İYUK m.2'ye göre, bir idari işleme karşı iptal davası açabilmek için, davacının 'menfaatinin ihlal edilmiş' olması bir dava şartıdır. Yani, davacının o işlemle kişisel, meşru ve güncel bir alakasının bulunması gerekir. Dava konusu idari işlem, açıkça hukuka aykırı olsa bile, eğer bu hukuka aykırılık davacının hukuki durumunu hiçbir şekilde etkilemiyorsa, davacının o davayı açmakta hukuki bir yararı ve dolayısıyla dava açma ehliyeti yoktur. Mahkeme, dava şartlarının varlığını, davanın her aşamasında re'sen (kendiliğinden) araştırmakla yükümlüdür. Ehliyet şartının yokluğunu tespit ettiğinde, işlemin hukuka uygun olup olmadığını incelemeye gerek görmeden, davayı usulden reddeder. Bu, idari yargının, herkesin her işleme karşı dava açabildiği bir 'halk davası' (actio popularis) sistemi olmamasının bir sonucudur.