5237 sayılı TCK'ya göre, bir suçun iştirak halinde işlenmesi durumunda (örneğin müşterek faillik), faillerden birinin 'haksız tahrik' altında olması, diğer suç ortaklarının da bu indirimden yararlanmasını sağlar mı?
Hayır, sağlamaz. Haksız tahrik, TCK'da 'cezayı azaltan şahsi bir sebep' olarak nitelendirilir. TCK m.40/1, 'Suça iştirak için kasten ve hukuka aykırı işlenmiş bir fiilin varlığı yeterlidir. Suçun işlenişine iştirak eden her kişi, diğerinin cezalandırılmasını önleyen kişisel nedenler göz önünde bulundurulmaksızın kendi kusurlu fiiline göre cezalandırılır' hükmünü amirdir. Haksız tahrik, failin kusur yeteneğini etkileyen, onun şahsına bağlı (sübjektif) bir durumdur. Dolayısıyla, sadece haksız fiile maruz kalan ve bu nedenle hiddet veya şiddetli elem altına giren fail, haksız tahrik indiriminden yararlanabilir. Diğer suç ortakları, eğer kendileri de aynı haksız fiile maruz kalmamışlarsa, bu indirimden faydalanamazlar. Onların sorumluluğu, kendi kusurlarına ve iştirak iradelerine göre, haksız tahrik indirimi olmaksızın belirlenir. Yargıtay 1. Ceza Dairesi'nin 2017/3063 K. sayılı kararında, maktulden kaynaklanan haksız tahrikin, sanık Yunus'un yanında yer alan diğer sanıklar bakımından da haksız tahrik teşkil edeceği belirtilerek istisnai bir durum ortaya konulmuştur. Bu durum, tahrikin niteliği ve diğer faillerin de bu tahrikten doğrudan etkilenmesiyle ilgilidir. Ancak genel kural, tahrikin şahsiliğidir.