5237 sayılı TCK'ya göre, bir suça 'azmettirme' (TCK m.38) ile 'psikolojik yardım' suretiyle 'yardım etme' (TCK m.39) arasındaki ince ayrım nedir? Bir kimsenin, suç işlemeyi düşünen bir başkasına 'Çok iyi yaparsın, arkandayım' demesi hangi kapsamda değerlendirilir?
İki kavram arasındaki temel ayrım, failin suç işleme kararını etkileme derecesindedir. 1) Azmettirme (TCK m.38): Bu durumda, suç işleme düşüncesi olmayan bir kişide, bu kararın oluşturulması söz konusudur. Azmettiren, 'hiç yoktan' bir suç işleme iradesi yaratır veya belirli bir suçu işlemeyi düşünmeyen birini o suçu işlemeye ikna eder. Azmettiren, failin beynindeki 'kıvılcımı' çakan kişidir ve bu nedenle fail gibi cezalandırılır. 2) Psikolojik Yardım Suretiyle Yardım Etme (TCK m.39/2-c): Bu durumda, fail zaten suçu işlemeye karar vermiştir. 'Yardım eden' kişi, failin bu mevcut kararını 'kuvvetlendirir', onu cesaretlendirir, tereddütlerini giderir. Yani yeni bir karar oluşturmaz, var olan kararın icrasını kolaylaştırır. 'Çok iyi yaparsın, arkandayım' şeklindeki bir ifade, somut olayın özelliklerine göre değerlendirilmelidir. Eğer bu sözler, suçu işlemeyi zaten planlamış olan ve tereddüt yaşayan birine söylenmişse, bu bir 'psikolojik yardım'dır ve yardım etme hükümlerine göre indirimli ceza verilir. Ancak bu sözler, suçu hiç düşünmeyen bir kişide bu fikri uyandırmışsa, 'azmettirme' olarak kabul edilebilir. Yargıtay, bu ayrımda, sözlerin failin karar alma sürecindeki etkisine ve zamanlamasına bakar.