5237 sayılı TCK m. 158/1-a'da düzenlenen dini inanç ve duyguların istismarı suretiyle dolandırıcılık suçu ile TCK m. 219'da düzenlenen 'Dini Törenlerden Menfaat Sağlama' (eski adıyla 'Üfürükçülük') suçu arasındaki temel fark nedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #48773

Bu iki suç arasındaki temel fark, 'hile' unsurunun varlığı ve korunan hukuki değerdir. 1) Dini İnanç ve Duyguların İstismarı Suretiyle Dolandırıcılık (TCK m.158/1-a): Bu bir malvarlığı suçudur ve korunan hukuki değer kişilerin malvarlığıdır. Suçun oluşması için failin, dini inançları bir 'aldatma aracı' olarak kullanarak 'hileli davranışlarla' mağduru kandırması ve bu yolla onun zararına, kendisine veya başkasına haksız bir menfaat sağlaması gerekir. Burada, mağdurun iradesini sakatlayan nitelikli bir yalan (hile) vardır. Örneğin, 'Cennetten arsa satıyorum' demek gibi. 2) Dini Törenlerden Menfaat Sağlama (TCK m.219): Bu, 'Genel Tehlike Yaratan Suçlar' ve 'Kamu Barışına Karşı Suçlar' bölümlerinde düzenlenmiş, kamunun genel dini inancını ve düzenini korumayı amaçlayan bir suçtur. Burada failin, hileli davranışlarla birini aldatması şart değildir. Failin, sırf 'büyü, üfürükçülük' gibi yöntemlerle veya dini törenler düzenleyerek bundan menfaat temin etmesi yeterlidir. Mağdur, bu hizmeti bilerek ve isteyerek satın almış olabilir. Burada cezalandırılan, bu tür faaliyetlerin bizatihi kendisinden haksız kazanç elde edilmesidir, dolandırıcılıktaki gibi bir aldatma unsuru aranmaz.