5237 sayılı TCK'ya göre 'teşebbüs' (m.35), kasten işlenen suçlara özgü bir kurumdur. Kasten öldürmenin ihmali davranışla işlenmesi (m.83) suçuna teşebbüsün mümkün olup olmadığı doktrinde tartışmalıdır. Teşebbüsün mümkün olduğunu savunan görüş, bu durumu hangi örnekle ve hangi hukuki gerekçeyle açıklamaktadır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #48757

Kasten öldürmenin ihmali davranışla işlenmesi suçuna teşebbüsün mümkün olduğunu savunan görüş, bu durumu 'sonuçsuz kalmış ihmal' olarak açıklar. Bu görüşe göre, ihmali suçlarda da failin bir kastı (ihmali davranışla neticeyi kabullenme) vardır. Eğer fail, bu kasta dayalı olarak, neticeyi önlemek için yapması gereken icrai davranışı yapmamaya başlar, ancak kendi elinde olmayan dış bir nedenle (üçüncü bir kişinin müdahalesi gibi) ölüm neticesi gerçekleşmezse, teşebbüs söz konusu olur. Makalede de verilen klasik örnek şudur: Düşmanı olan hastayı öldürmek amacıyla (olası kastla) ona hayatî önemdeki ilacını vermeyen bir hemşirenin (garantör) bu ihmali sırasında, durumu fark eden bir doktorun hastaya müdahale ederek onu kurtarması. Bu durumda, fail (hemşire) suçun icra hareketi olan 'ilacı vermeme' eylemine başlamış, ancak elinde olmayan bir nedenle (doktorun müdahalesi) netice (ölüm) gerçekleşmemiştir. Bu, TCK m.35'teki teşebbüs tanımına uymaktadır. Bu görüşe göre, ihmali davranış da bir 'icra hareketi' olarak kabul edilmeli ve neticenin gerçekleşmemesi halinde teşebbüs hükümleri uygulanmalıdır.