6112 sayılı Kanun m.3/1'de tanımlanan 'editoryal sorumluluk' kavramı, medya hizmet sağlayıcının hangi yetkilerini kapsar ve bu sorumluluk, ifade ve basın hürriyetiyle nasıl bir denge içinde olmalıdır?
'Editoryal sorumluluk', 6112 sayılı Kanun'a göre, 'programların içeriği ve seçimi ile radyo ve televizyon yayın hizmetlerinde bir yayın akış çizelgesi, isteğe bağlı yayın hizmetlerinde ise bir katalog içinde sunulmasına ilişkin düzenleme ve kontrol yetkisine sahip olmak' anlamına gelir. Bu, bir yayın kuruluşunun, hangi programın ne zaman yayınlanacağına, program içeriğinin ne olacağına, kimlerin konuk edileceğine karar verme ve yayın akışını düzenleme konusundaki özerk yetkisini ifade eder. Bu sorumluluk, ifade ve basın hürriyetinin temel bir unsurudur; çünkü editoryal bağımsızlık olmadan, medyanın kamuoyu oluşturma ve farklı görüşlere yer verme işlevini yerine getirmesi mümkün olmaz. Ancak bu sorumluluk sınırsız değildir. Medya hizmet sağlayıcı, bu özerkliği kullanırken, aynı kanunun 8. maddesinde sayılan 'yayın hizmeti ilkelerine' (örneğin, insan onuruna saygı, ayrımcılık yasağı, özel hayatın gizliliği) uymakla yükümlüdür. Denge, editoryal bağımsızlığın, RTÜK gibi kurumlar tarafından keyfi ve sansüre yol açacak şekilde kısıtlanmaması, ancak yayıncının da bu bağımsızlığı kamusal sorumluluk bilinciyle ve hukukun çizdiği sınırlar içinde kullanmasıyla sağlanır.