6112 sayılı Kanun m.32/1, yayın hizmeti ilkelerini ihlal eden medya hizmet sağlayıcıya 'idari para cezası' verileceğini hükme bağlamıştır. Bu para cezasının miktarı nasıl belirlenir ve bu belirleme yöntemi, küçük yerel bir radyo ile ulusal yayın yapan büyük bir televizyon kanalı arasında bir adalet ve orantılılık sağlar mı?
Evet, kanun bu yöntemi bir orantılılık sağlamak amacıyla benimsemiştir. 6112 sayılı Kanun m.32'ye göre, idari para cezasının miktarı sabit bir rakam değildir. Ceza, 'ihlalden bir önceki aydaki ticari iletişim gelirinin' belirli bir yüzdesi olarak hesaplanır. Bu oran, ihlalin türüne göre genellikle yüzde birden (%1) başlayıp, yüzde beşe (%5) kadar çıkabilir. Bu yöntemin temel amacı, yaptırımın, medya hizmet sağlayıcının ekonomik gücüyle orantılı olmasını sağlamaktır. Bu sayede, çok yüksek ticari geliri olan ulusal bir televizyon kanalına verilecek para cezası, çok daha düşük geliri olan küçük bir yerel radyo istasyonuna verilecek cezadan miktar olarak çok daha yüksek olur. Bu, 'yaptırımda orantılılık' ilkesinin bir gereğidir. Eğer sabit bir maktu ceza (örneğin, her ihlale 100.000 TL) öngörülseydi, bu miktar büyük kanal için caydırıcı olmazken, küçük radyo için iflas anlamına gelebilirdi. Oransal sistem bu adaletsizliği önlemeyi hedefler.