Taksirli suçlarda 'netice' failin isteği dışında gerçekleştiği için iştirak mümkün değildir. Peki, birden fazla kişinin taksirli hareketinin birleşerek tek bir neticeye (örn: bir kişinin ölümüne) yol açtığı durumlarda (ortak nedenli taksirli suçlar), faillerin sorumluluğu nasıl belirlenir? Bu durumu 'iştirak'ten ayıran nedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #48730

Bu durumda faillerin sorumluluğu, 'iştirak' hükümlerine (TCK m.37-41) göre değil, TCK m.22/5'teki özel kurala göre belirlenir. Bu kural, 'Birden fazla kişinin taksirle işlediği suçlarda, herkes kendi kusurundan dolayı sorumlu olur. Her failin cezası, kusurunun ağırlığına göre ayrı ayrı belirlenir' şeklindedir. Bu durumu iştirakten ayıran temel unsur, 'ortak suç işleme kararı'nın bulunmamasıdır. İştirakte, failler aynı suçu işlemek üzere anlaşmış ve iradelerini birleştirmişlerdir. Ortak nedenli taksirli suçlarda ise, faillerin birbirinden habersiz ve bağımsız taksirli davranışları, tesadüfen bir araya gelerek tek bir neticeye yol açar. Örneğin, A sürücüsünün hatalı sollama yapması ile B sürücüsünün aşırı hızlı olmasının birleşerek bir kazaya ve ölüme yol açması durumunda, A ve B arasında ortak suç işleme kararı yoktur. Her ikisi de kendi kusurlu eyleminden (biri hatalı sollamadan, diğeri aşırı hızdan) ve bu kusurun neticeye olan etkisinin ağırlığına göre ayrı ayrı cezalandırılır. Burada 'müşterek faillik' değil, 'bağımsız faillik' söz konusudur.