5237 sayılı TCK'ya göre, bir fiilin 'olası kast' ile işlenmesi halinde ceza indirimi yapılırken (TCK m.21/2), 'bilinçli taksir' ile işlenmesi halinde ceza artırımı yapılmasının (TCK m.22/3) temel mantığı ve hukuki gerekçesi nedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #48714

Bu farklılığın temel mantığı, kanun koyucunun bu iki kusurluluk şekline atfettiği haksızlık içeriği ve failin iradesiyle ilgilidir. 1) Olası Kastta İndirim: Olası kast, her ne kadar bir kast türü olsa da, failin iradesi neticenin gerçekleşmesine doğrudan yönelik değildir. Fail neticeyi sadece kabullenir, ama birincil amacı o değildir. Bu durum, failin neticeyi bilerek ve isteyerek (doğrudan kastla) hareket ettiği duruma göre daha az bir kusurluluk derecesi olarak kabul edilir. Dolayısıyla, doğrudan kasta göre daha hafif bir yaptırım öngörülerek cezada indirim yapılır. 2) Bilinçli Taksirde Artırım: Bilinçli taksirde ise fail, neticeyi öngörmesine rağmen, kendi yeteneğine veya şansına aşırı güvenerek, özen yükümlülüğünü 'bilerek' ihlal eder. Bu durum, failin öngörme yükümlülüğünü dahi yerine getiremediği 'basit taksir' haline göre daha ağır bir kusurluluk derecesidir. Fail, tehlikenin farkındadır ancak umursamazca hareket eder. Kanun koyucu, bu 'bilinçli' risk almayı, basit taksire göre daha kınanabilir bularak cezanın artırılmasını öngörmüştür. Kısacası, olası kast doğrudan kasttan; bilinçli taksir ise basit taksirden daha az/fazla kusurlu kabul edilir.