TCK m.158/1-a'da düzenlenen dini duyguların istismarı suretiyle dolandırıcılık suçunun manevi unsuru nedir? Failin, mağduru kandırmak için kullandığı dini ritüellere veya bilgilere kendisinin inanıp inanmamasının bir önemi var mıdır?
Suçun manevi unsuru 'genel kast'tır. Failin, hileli davranışlarla bir başkasını aldatarak, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına bir yarar sağlamayı bilmesi ve istemesi yeterlidir. Bu suçta 'tasarlama' gibi özel bir kast aranmaz. Failin, mağduru kandırmak için kullandığı dini argümanlara, ritüellere veya bilgilere (muska, büyü, cennet vaadi vb.) kendisinin inanıp inanmamasının suçun oluşumu açısından hiçbir önemi yoktur. Önemli olan, failin bu dini unsurları, mağdurun inançlarını ve duygularını istismar etmek suretiyle bir 'aldatma aracı' olarak bilinçli bir şekilde kullanmasıdır. Fail, bu araçları kullanarak mağduru kandırıp haksız bir menfaat elde etmeyi istiyorsa, kast unsuru gerçekleşmiş olur. Failin kendisinin ateist olması veya başka bir dine mensup olması sonucu değiştirmez.