TCK m.106/1'de geçen 'hayatına, vücut veya cinsel dokunulmazlığına yönelik bir saldırı gerçekleştireceğinden bahisle tehdit' ile 'sair bir kötülük edeceğinden bahisle tehdit' arasındaki ayrım, suçun takibi açısından ne gibi bir fark yaratır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #48690

Bu ayrım, suçun takibinin şikayete bağlı olup olmaması açısından temel bir fark yaratır. TCK m.106/1'in ilk cümlesinde düzenlenen ve kişinin en temel haklarına (yaşam, vücut ve cinsel dokunulmazlık) yönelik olan tehdit, daha ağır bir haksızlık içeriğine sahip kabul edildiği için takibi re'sen (kendiliğinden) yapılır. Yani, mağdur şikayetçi olmasa bile, Cumhuriyet savcısı suçu öğrendiği anda soruşturma başlatmakla yükümlüdür. TCK m.106/1'in ikinci cümlesinde düzenlenen ve 'malvarlığı itibarıyla büyük bir zarara uğratma' veya 'sair bir kötülük etme' (işten attırma, rezil etme vb.) şeklindeki tehditler ise daha hafif nitelikte kabul edildiği için takibi 'mağdurun şikayetine' bağlıdır. Bu durumda, mağdurun fiili ve faili öğrendiği tarihten itibaren 6 ay içinde şikayette bulunması gerekir. Ayrıca TCK m.106/1 kapsamındaki her iki fiil de uzlaşmaya tabidir.