Ceza Muhakemesi Kanunu (CMK) açısından 'tercüman' ile 'bilirkişi' arasındaki temel ayrım nedir? Her tercüman aynı zamanda bilirkişi midir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #48684

CMK sistematiğinde tercüman ve bilirkişi farklı kurumlardır, ancak aralarında yakın bir ilişki vardır. Bilirkişi (CMK m.63), çözümü uzmanlığı, özel veya teknik bilgiyi gerektiren bir konuda mahkemeye veya savcıya görüş bildiren kişidir. Tercüman (CMK m.202) ise, soruşturma veya kovuşturma evresinde taraflardan birinin (şüpheli, sanık, mağdur, tanık) beyanlarını veya bir belgenin içeriğini, yargılamanın yapıldığı dilden (Türkçe) başka bir dile veya başka bir dilden Türkçeye çeviren kişidir. Yargıtay'ın da belirttiği gibi, tercümanlık esasen 'dil' üzerinde özel ve teknik bilgi gerektiren bir nevi 'bilirkişiliktir'. Ancak her bilirkişi tercüman değildir. Örneğin, bir adli tıp uzmanı bilirkişidir ama tercüman değildir. Her tercüman ise, yaptığı işin niteliği gereği, CMK'daki bilirkişiliğe ilişkin kurallara (tarafsızlık, ret sebepleri, yemin vb.) büyük ölçüde tabidir. Bu nedenle, tercümanlık özel bir bilirkişilik türü olarak kabul edilebilir.