5237 sayılı TCK m. 29'da düzenlenen haksız tahrikin uygulanabilmesi için, haksız fiilin 'hiddet veya şiddetli elem' meydana getirmesi şartı, objektif mi yoksa sübjektif kriterlere göre mi değerlendirilmelidir? Failin kişisel olarak çok alıngan veya sinirli bir yapıda olması bu değerlendirmeyi etkiler mi?
Bu şartın değerlendirilmesinde objektif bir kriter esas alınır. Yani, haksız fiilin, o fiile maruz kalan 'normal, ortalama bir insanda' hiddet veya şiddetli elem (gazap) yaratacak nitelikte olup olmadığına bakılır. Failin kişisel, sübjektif özellikleri (aşırı alıngan, sinirli, hassas bir yapıda olması) bu değerlendirmede kural olarak dikkate alınmaz. Makalede de belirtildiği gibi, 'normal bir insanda hiddet ve elem oluşturmayacak bir hareketin failin ruhsal yapısı nedeniyle hiddet ve elem doğurmuş olması halinde' fail hakkında haksız tahrik indirimi uygulanmaz. Çünkü bu durumda tepkinin asıl kaynağı, mağdurun haksız fiili değil, failin kendi kişisel yapısıdır. Hukuk, kişilerin aşırı hassasiyetlerini değil, makul ve ortalama bir insanın tepkilerini esas alarak kusurluluk değerlendirmesi yapar. Aksi takdirde, en basit eleştirilere bile orantısız tepki veren herkesin haksız tahrik indiriminden yararlanması gibi bir sonuç doğardı.