Taksirli bir suçun birden fazla kişinin fiiliyle işlenmesi (örneğin zincirleme trafik kazası) durumunda, faillerin sorumluluğu nasıl belirlenir? Bu durumda 'kusurun taksimi' mümkün müdür ve 'asli kusurlu - fer'i kusurlu' ayrımının 5237 sayılı TCK açısından bir önemi var mıdır?
Taksirli bir suçun birden fazla kişinin fiiliyle işlenmesi durumunda, ceza hukukunda 'kusurun taksimi' veya 'bölünmesi' söz konusu değildir. Her bir fail, kendi kusurlu davranışından dolayı, kusurunun ağırlığına göre ayrıca ve bağımsız olarak sorumlu tutulur. Bu ilke, Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 05.10.2010 tarihli kararında da belirtilmiştir (TCK m.22/5). Eski 765 sayılı TCK döneminde ve özel hukukta (tazminat hukuku) önemli olan 'asli kusurlu - fer'i kusurlu' ayrımının, 5237 sayılı TCK açısından ceza sorumluluğunun belirlenmesinde bir önemi kalmamıştır. Yeni TCK sisteminde, her failin kusuru ayrı ayrı değerlendirilir ve ceza bu kişisel kusura göre bireyselleştirilir. Örneğin, bir kazada bir sürücü %70, diğeri %30 kusurlu bulunmuşsa, her ikisi de taksirle yaralama veya öldürme suçundan yargılanır ve mahkeme, temel cezayı TCK m.61'e göre belirlerken bu kusur oranlarını dikkate alarak her birine farklı bir ceza tayin edebilir, ancak birinin sorumluluğu diğerinin sorumluluğunu ortadan kaldırmaz.