TCK m.106/3'te yer alan 'Tehdit amacıyla kasten öldürme, kasten yaralama veya malvarlığına zarar verme suçunun işlenmesi halinde, ayrıca bu suçlardan dolayı ceza verilir' hükmü, nasıl bir içtima kuralını ifade etmektedir? Bu hükmün TCK'daki genel içtima kurallarından (bileşik suç, fikri içtima) farkı nedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #48638

Bu hüküm, özel bir 'gerçek içtima' kuralıdır. Normalde, bir suçun daha ağır başka bir suçun işlenmesi sırasında bir araç olarak kullanılması halinde, TCK m.42'deki 'bileşik suç' kuralı gereği faile sadece daha ağır olan suçtan ceza verilir. Ancak kanun koyucu, tehdit suçunun ciddiyetini ve yarattığı korkuyu pekiştirmek amacıyla işlenen diğer suçları bu kuralın dışında tutmak istemiştir. TCK m.106/3 ile kanun koyucu, failin tehdidinin ne kadar ciddi olduğunu göstermek için işlediği kasten yaralama, mala zarar verme veya kasten öldürme gibi fiillerin, tehdit suçu içinde erimesini engellemiştir. Bu durumda, fail hem tehdit suçundan (TCK m.106) hem de bu tehdidi ispatlamak için işlediği diğer suçtan (örn: kasten yaralama - TCK m.86) ayrı ayrı cezalandırılır. Bu, kanun koyucunun iradesiyle getirilmiş özel bir düzenleme olup, genel içtima kurallarına bir istisna teşkil eder.