TCK m.106/1'in ikinci cümlesinde düzenlenen ve takibi şikayete bağlı olan 'malvarlığı itibarıyla büyük bir zarara uğratacağından bahisle tehdit' suçunun oluşabilmesi için 'büyük zarar' kavramından ne anlaşılmalıdır? Bu kavramın belirlenmesinde hangi kriterler kullanılır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #48616

'Büyük zarar' kavramı, kanunda sayısal bir değerle tanımlanmamış, hakimin takdirine bırakılmış göreceli bir kavramdır. Bu kavramın belirlenmesinde hem objektif hem de sübjektif kriterler kullanılır. Objektif kriter, tehdit edilen zararın genel ekonomik koşullara ve ortalama bir kişi için ifade ettiği anlama göre belirlenmesidir. Sübjektif kriter ise, zararın bizzat mağdurun mali durumu, ekonomik gücü ve yaşam standardı üzerindeki etkisidir. Örneğin, çok zengin bir iş insanı için küçük sayılabilecek bir miktar, dar gelirli bir kişi için 'büyük zarar' niteliği taşıyabilir. Yargıtay, bu değerlendirmeyi yaparken mağdurun sosyal ve ekonomik durumunun araştırılmasını, tehdit edilen zararın mağdurun malvarlığının önemli bir bölümünü oluşturup oluşturmadığını ve mağdurun bu tehdit karşısında ciddi bir endişeye kapılmasının makul olup olmadığını dikkate alır. Dolayısıyla 'büyük zarar', her somut olayın kendi koşulları içinde, mağdurun durumu merkeze alınarak değerlendirilmelidir.