Bir ceza davasında, sanığın yabancı dildeki telefon görüşmelerinin kolluk görevlisi tarafından tercüme edilerek tutanağa geçirilmesi hukuka uygun mudur? CMK m.202 ve m.63 bağlamında tercümanın atanması ve niteliği nasıl olmalıdır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #48589

Hayır, bu usul hukuka aykırıdır. Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 2016/487 E. sayılı kararında da vurgulandığı üzere, tercümanlık özel ve teknik bilgi gerektiren bir nevi bilirkişiliktir. CMK m.202/3, soruşturma evresinde tercümanın 'hâkim veya Cumhuriyet savcısı tarafından' atanacağını açıkça belirtir. Kolluk görevlilerinin veya başka bir merciin tercüman atama yetkisi yoktur. Ayrıca, CMK m.202/5'e göre, tercümanların kural olarak il adli yargı adalet komisyonlarınca düzenlenen listede yer alan kişiler arasından seçilmesi gerekir. Eğer listeden atama mümkün değilse veya listede olmayan bir kişi atanmışsa, CMK m.64 uyarınca bu kişiye yemin ettirilmesi zorunludur. Dolayısıyla, kimliği ve yetkinliği belirsiz bir kolluk görevlisinin, usulüne uygun bir atama ve yemin olmaksızın yaptığı tercüme, hukuka aykırı delil niteliğindedir ve hükme esas alınamaz. Mahkemenin, usulüne uygun bir bilirkişi-tercüman atayarak bu konuşmaların çözümünü yeniden yaptırması gerekir.