CMK m.63 uyarınca hangi hallerde bilirkişiye başvurulması yasaklanmıştır? Bir hukukçunun, ceza davasında bilirkişi olarak atanmasının koşulları nelerdir?
CMK m.63/1, 'genel bilgi veya tecrübeyle ya da hâkimlik mesleğinin gerektirdiği hukukî bilgiyle çözümlenmesi mümkün olan konularda bilirkişiye başvurulamaz' diyerek bilirkişiye başvurmanın sınırlarını çizmiştir. Bu yasak, 'bilirkişi adaleti' olarak adlandırılan, hakimin hukuki değerlendirme yapma görevini bilirkişiye devretmesini önlemeyi amaçlar. Örneğin, bir fiilin hangi suçu oluşturduğu, bir eylemde haksız tahrik unsurlarının bulunup bulunmadığı gibi tamamen hukuki konularda bilirkişi raporu alınamaz. 6754 sayılı kanunla yapılan değişiklikle, 'Hukuk öğrenimi görmüş kişiler, hukuk alanı dışında ayrı bir uzmanlığa sahip olduğunu belgelendirmedikçe, bilirkişi olarak görevlendirilemez' hükmü eklenmiştir. Bu, bir avukatın veya hukukçu akademisyenin sırf hukukçu olduğu için bilirkişi olarak atanamayacağı, ancak örneğin marka hukuku konusunda teknik bilgi gerektiren bir uyuşmazlıkta veya bilişim hukuku alanında bir siber saldırının tespiti gibi teknik bir konuda uzmanlığını belgelemesi halinde atanabileceği anlamına gelir.