6112 sayılı Kanun m.6/1 'Yayın hizmetlerinin içeriğine ve yayımlanmasına önceden müdahale edilemez ve yayınların içeriği önceden denetlenemez.' hükmü ile m.6/4 '...tüm yayın hizmetlerinin içeriğinden ve sunumundan sorumludur.' hükmü arasında nasıl bir çelişki bulunmaktadır? Bu çelişki, basın özgürlüğü ve ifade hürriyeti açısından ne gibi sonuçlar doğurabilir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #48575

Makalede belirtildiği üzere, bu iki fıkra arasında ciddi bir çelişki vardır. M.6/1, Anayasal bir güvence olan sansür yasağını tekrarlayarak basın özgürlüğünü korumayı amaçlarken; m.6/4, yayıncı kuruluşu tüm içerikten (üçüncü şahısların ürettikleri dahil) sorumlu tutarak bu özgürlüğü fiilen kısıtlamaktadır. Bu durum, yayıncılar üzerinde ağır bir 'caydırıcı etki' (chilling effect) yaratır. Canlı yayınlarda veya tartışma programlarında her an bir yaptırımla karşılaşma riski taşıyan yayıncılar, eleştirel veya aykırı seslere yer vermekten kaçınabilir, konuk seçiminde aşırı temkinli davranabilir ve sonuç olarak otosansür uygulayabilirler. Bu durum, 6112 sayılı Kanun'un 1. maddesinde belirtilen 'ifade ve haber alma hürriyetinin sağlanması' amacına aykırı bir sonuç doğurur ve medya çoğulculuğunu zedeler. Yazar, bu iki hüküm arasındaki çelişkinin, m.6/4'ün kusursuz sorumluluk olarak yorumlanmasıyla gizli bir sansür mekanizması oluşturduğunu savunmaktadır.