Bir kişinin kendisini 'mehdi' veya 'seçilmiş kişi' olarak tanıtarak takipçilerinden maddi menfaat temin etmesi, TCK m.158/1-a kapsamında nitelikli dolandırıcılık suçunu oluşturur mu? Yargıtay 15. Ceza Dairesi'nin 20.06.2012 tarihli kararı bu tür eylemleri nasıl değerlendirmiştir?
Evet, bu tür eylemler TCK m.158/1-a kapsamında nitelikli dolandırıcılık suçunu oluşturur. Yargıtay 15. Ceza Dairesi’nin 20.06.2012 tarihli, 2011/14419 E. sayılı kararında, kendisini 'Dabbetü’l-arz' veya 'Zülkarneyn' olarak tanıtan, Hızır ile görüştüğünü iddia eden ve hayali bir varlıkla (J...) işbirliği yaptığını söyleyerek takipçilerinden 'Allah'a borç verme' kabilinden para toplayan sanığın eylemlerinin dini inanç ve duyguların istismar edilmesi suretiyle dolandırıcılık suçunu oluşturduğuna karar verilmiştir. Yargıtay, mağdurların bir kısmının eğitimli olması ve parayı isteyerek gönderdiklerini beyan etmelerine rağmen, sanığın kullandığı yöntemlerin (hayali yaratıklar, kansere ilaç bulma yalanı vb.) basit bir yalanı aşan, mağdurları kandırmaya yönelik hileli davranışlar olduğunu ve dini inançları istismar ettiğini kabul etmiştir.