Taksirli suçlarda haksız tahrik hükümlerinin uygulanabilirliği konusunda TCK'da açık bir hüküm olmamasına rağmen Yargıtay'ın genel yaklaşımı nedir? Makalede bu konudaki farklı görüşler nasıl özetlenmektedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #48570

TCK'da taksirli suçlarda haksız tahrik hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağına dair açık bir hüküm yoktur. Ancak Yargıtay, hem 765 sayılı TCK döneminde (Yargıtay 4. CD. 08.12.1945 tarihli karar) hem de 5237 sayılı TCK döneminde (Yargıtay 1. CD. 16.05.2007 tarihli karar) genel olarak taksirli suçlarda haksız tahrikin uygulanamayacağını kabul etmektedir. Makalede belirtilen bu görüşün temel gerekçesi, haksız tahrikte tepkinin 'bilerek ve isteyerek' bizzat tahrikçiye yöneltilmesi gerekliliğidir. Taksirli suçlarda ise failin neticeye yönelik bir kastı yoktur ve tepki genellikle tahrikçiye yönelmez (örn: müşterisine sinirlenen taksi şoförünün trafik kurallarını ihlal edip üçüncü bir kişiye çarpması). Buna karşın, makalenin sonunda atıf yapılan [8] numaralı dipnotta, haksız tahrikin failin psikolojik durumunu esas aldığı ve bu nedenle haksız fiil nedeniyle taksirli bir fiil işleyen failin de haksız tahrik indiriminden yararlanması gerektiğini savunan karşı bir görüşe de yer verilmektedir.