Taksirli suçlarda 'iştirak' ve 'teşebbüs' hükümlerinin uygulanmamasının hukuki gerekçeleri nelerdir? Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 05.10.2010 tarihli kararı bu konuda ne gibi tespitlerde bulunmaktadır?
Taksirli suçlarda iştirak hükümlerinin uygulanmamasının temel nedeni, iştirakin 'birlikte suç işleme kararı' ve 'suç işleme kastı' unsurlarını gerektirmesidir. Taksirde ise faillerin neticeyi isteme yönünde bir kastı ve ortak bir suç işleme kararları yoktur. Her fail, kendi dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranışından ve kusuru oranında sorumlu olur (TCK m.22/5). Teşebbüs hükümlerinin uygulanmamasının sebebi ise, taksirli suçlarda neticenin istenmemesidir. Teşebbüs, kasten işlenen bir suçun icra hareketlerine başlanıp elde olmayan nedenlerle tamamlanamamasıdır. Taksirde netice istenmediği için, bu neticeye yönelik icra hareketlerine kasten başlamaktan söz edilemez. YCGK'nın 05.10.2010 tarihli, 2010/1-132 E., 2010/183 K. sayılı kararı da bu durumu teyit ederek, taksirde sorumluluğun davranışa bağlı bir neticenin meydana gelmesiyle doğduğunu, sırf özen yükümlülüğüne aykırı davranışın (örn: ehliyetsiz araba kullanma) bir netice doğurmadığı sürece teşebbüs olarak değerlendirilemeyeceğini belirtmiştir.