Cinsel istismar suçundan yargılanan bir sanık, suçu tamamen inkar ederse, mahkeme onun lehine TCK m. 30'daki hata hükümlerini re'sen (kendiliğinden) uygulayabilir mi? Bu durum 'susma hakkı' ile nasıl bir ilişki içindedir?
Bu konu tartışmalıdır. Yargıtay'ın bazı kararları, sanığın hataya düştüğünü ileri sürmesi gerektiğini belirtse de, doktrindeki ve Anayasa Mahkemesi kararlarındaki baskın görüşe göre mahkeme, dosyadaki delillerden (mağdurun görünümü, tanık beyanları vs.) hata halinin varlığı anlaşılabiliyorsa, bunu re'sen dikkate almalıdır. Sanığı hata hükmünden yararlanmak için suçu ikrar etmeye zorlamak, Anayasa m. 38/5 ve CMK m. 147'de güvence altına alınan 'kendini suçlamama' (nemo tenetur) ve 'susma hakkı'nın ihlali anlamına gelir. Bu nedenle, sübut ayrı kast ayrı değerlendirilerek, fiili işlediği sabit görülen ancak yaş konusunda hataya düştüğü anlaşılan sanık lehine hata hükmü uygulanmalıdır.