CMK m. 289/1-i'de, 'Hükmün hukuka aykırı yöntemlerle elde edilen delile dayanması' hali, Yargıtay tarafından mutlak bir bozma nedeni olarak sayılmıştır. Bu hükmün 'delil serbestliği ilkesi' üzerindeki sınırlayıcı etkisini açıklayınız.
Bu hüküm, 'delil serbestliği' (vicdani delil) ilkesinin en temel ve mutlak sınırını oluşturur. Delil serbestliği, hakime her şeyi delil olarak kabul etme yetkisi verirken, CMK m. 289/1-i bu yetkiyi 'hukuka uygunluk' şartıyla sınırlar. Bir mahkumiyet hükmü, ne kadar güçlü ve inandırıcı olursa olsun, eğer hukuka aykırı bir delile (örneğin işkenceyle alınmış bir ikrar, usulsüz bir arama sonucu elde edilen belge) dayanıyorsa, Yargıtay bu durumu re'sen (kendiliğinden) dikkate alarak hükmü bozmak zorundadır. Bu, delil serbestliğinin keyfiliğe dönüşmesini engelleyen en önemli yasal güvencedir.