Ceza muhakemesinde sanığın ikrarının 'doğrudan doğruya delil' olarak kabul edilmesi, onun bir 'emare' olmamasından ne anlamalıyız?
Emare (belirti), suçu veya faili dolaylı olarak gösteren, tek başına ispat gücü zayıf olan ve başka delillerle desteklenmesi gereken bir ipucudur. İkrarın 'doğrudan doğruya delil' olması ise, onun bir vakıayı (suçun işlendiğini) aracı olmaksızın, doğrudan ispatlama potansiyeline sahip olduğu anlamına gelir. Ancak bu, ikrarın tek başına mahkumiyete yeterli olduğu veya kesin delil olduğu anlamına gelmez. Sadece delil niteliği olarak bir emareden daha güçlü, bir beyan delili olduğunu ifade eder. (YCGK 2019/94 E., 2023/242 K.)