Sanığın, kendisinin ve müdafiinin hazır bulunmadığı bir duruşmada gizli tanığın dinlenmesi, AİHM içtihatlarına göre adil yargılanma hakkını (AİHS m.6) ihlal eder mi? Bu durumun ihlal sayılmaması için mahkemenin sağlaması gereken güvenceler nelerdir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #47569

Tek başına ihlal etmez, ancak belirli güvencelerin sağlanması şartına bağlıdır. AİHM içtihatlarına göre, gizli tanık uygulaması adil yargılanma hakkını kısıtlama potansiyeli taşır. Bu kısıtlamanın meşru sayılabilmesi için mahkemenin şu güvenceleri sağlaması gerekir: 1) Tanığın kimliğinin gizlenmesi için iyi ve geçerli bir nedenin (örneğin tanığın hayatına yönelik ciddi bir tehlike) bulunması. 2) Mahkumiyetin tek veya belirleyici ölçüde bu gizli tanığın ifadesine dayandırılmaması. 3) Savunma tarafının yaşadığı zorlukları telafi edecek yeterli dengeleyici usuli güvencelerin sağlanması. Bu güvenceler, sanık ve müdafiinin mahkeme aracılığıyla tanığa soru sorma imkanına sahip olması, tanığın beyanlarının kendilerine bildirilerek bunlara karşı savunma yapma hakkı verilmesi gibi mekanizmaları içerir. Yargıtay 16. CD, 2017/3341 K. sayılı kararında da bu AİHM kriterlerine atıf yapılmıştır. (Ref: barandogan.av.tr/blog/mevzuat/cmk-madde-125-icerigi-delvelet-sirri-niteligindeki-belgelerin-mahkemece-incelenmesi.html)