Olası kastla bilinçli taksir arasındaki ayrımda, failin 'neticeyi kabullenmesi' ile 'neticenin gerçekleşmeyeceğine güvenmesi' arasındaki farkı, Yargıtay içtihatları ışığında açıklayınız.
Bu iki ifade, failin öngördüğü sonuca karşı psikolojik tutumundaki temel farkı ortaya koyar. 'Neticenin gerçekleşmeyeceğine güvenme' (bilinçli taksir), failin neticeyi öngörmesine rağmen, kendi becerisine, şansına veya tecrübesine dayanarak sonucun meydana gelmeyeceğine dair bir inanç ve umut taşımasıdır. Fail, sonucun olmamasını ister ve olmayacağına güvenir. 'Neticeyi kabullenme' (olası kast) ise, failin öngördüğü neticenin gerçekleşip gerçekleşmemesine karşı kayıtsız kalması, sonucu göze alması ve 'olursa olsun' demesidir. Burada neticenin gerçekleşmemesine yönelik bir umut veya çaba yoktur; aksine, muhtemel sonuca karşı bir teslimiyet ve umursamazlık söz konusudur. Bu kabullenme, kastın varlığına işaret eder. (Ref: Yargıtay CGK-Karar: 2016/250)