Neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçunda (örn. TCK m.87), failin ağırlaşan neticeden sorumlu tutulabilmesi için, mağdurun önceden var olan bir sağlık sorununun (örn. kalp rahatsızlığı) fail tarafından bilinip bilinmemesinin, failin kusurunun nitelendirilmesi açısından bir önemi var mıdır?
Evet, çok önemli bir fark yaratır. Yargıtay 3. Ceza Dairesi'nin 2016/16244 sayılı kararında bu ayrıma dikkat çekilmiştir. Fail, mağdurun bu özel durumunu (kalp rahatsızlığı) 'bilmiyorsa', ağırlaşan netice (kalp krizi) bakımından sorumluluğu 'basit taksir' (TCK m.89/1-2) kapsamında değerlendirilir. Çünkü bu durumda failden sadece ortalama bir insan için öngörülebilir olan sonuca göre dikkatli olması beklenir. Ancak fail, mağdurun bu özel ve kırılgan durumunu 'biliyorsa', buna rağmen yaralama eylemini gerçekleştirmesi halinde, ağırlaşan neticeyi (kalp krizini) öngördüğü halde istemediği kabul edilir. Bu durum, failin sorumluluğunu 'bilinçli taksir' (TCK m.89/1-2, 22/3) düzeyine çıkarır ve cezasının artırılmasını gerektirir. (Ref: barandogan.av.tr/blog/ceza-hukuku/bilincli-taksir-ve-olasi-kast-farki-nedir-tck-21-ve-tck-22.html)