Bir sanık hakkında, silahlı terör örgütü üyeliği suçundan hem eldeki davada hem de başka bir mahkemede dava açılmışsa, bu davaların birleştirilmesi zorunlu mudur? Yargıtay'ın bu konudaki yaklaşımını 'hukuki kesinti' kavramıyla açıklayınız.
Hayır, birleştirilmesi zorunlu değildir. Yargıtay 16. Ceza Dairesi'nin 2017/3341 sayılı kararında belirttiği gibi, silahlı terör örgütü üyeliği temadi eden (kesintisiz) bir suçtur. Bu temadi, fail hakkında bir iddianame düzenlenmesiyle 'hukuki kesinti'ye uğrar. Yani, ilk iddianamenin düzenlendiği tarihe kadar olan eylemler o davanın konusunu oluşturur. Eğer sanık, bu iddianame tarihinden sonra da örgütsel faaliyetlerine devam etmişse, bu sonraki eylemler yeni ve ayrı bir suç oluşturur ve bu eylemler için ayrı bir dava açılabilir. Bu durumda, her iki dava farklı eylem ve dönemlere ilişkin olduğu için mükerrer yargılama olmaz ve davaların birleştirilmesi zorunluluğu bulunmaz. (Ref: barandogan.av.tr/blog/mevzuat/cmk-madde-125-icerigi-devlet-sirri-niteligindeki-belgelerin-mahkemece-incelenmesi.html)