Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 2013/432 K. sayılı kararında, sanığın mağdurun yaşı konusunda hataya düştüğünü ileri sürmemesi, TCK m.30'un uygulanmamasına gerekçe olarak gösterilmiştir. Bu yaklaşımın 're'sen araştırma ilkesi' ile ilişkisini tartışınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #47474

Yargıtay'ın bu yaklaşımı, ceza muhakemesine hakim olan 're'sen (kendiliğinden) araştırma ilkesi' ile çelişki yaratma potansiyeli taşır. Re'sen araştırma ilkesi, mahkemenin, davanın esasına etkili olabilecek lehe ve aleyhe tüm delilleri ve hukuki durumları tarafların talebine bağlı olmaksızın kendiliğinden araştırmasını gerektirir. Hata (TCK m.30), failin kastını ve dolayısıyla suçun manevi unsurunu doğrudan etkileyen, sanık lehine sonuç doğurabilecek esaslı bir konudur. Mahkemenin, dosyadaki delillerden (mağdurun görünümü, tanık beyanları vb.) hata ihtimalinin varlığını görmesine rağmen, sadece sanık bunu açıkça ileri sürmediği için bu konuyu araştırmaması ve değerlendirmemesi, re'sen araştırma ilkesinin ve maddi gerçeğe ulaşma amacının zedelenmesi riskini taşır. Makalede de bu yaklaşım eleştirilerek, hatanın re'sen değerlendirilmesi gerektiği savunulmaktadır. (Ref: sen.av.tr/tr/makale/cinsel-istismari-redden-saniga-hata-hukmunun-tatbiki/)