CMK m.190/2 ve m.216 uyarınca savunma hakkının kısıtlanması sonucunu doğuran usuli bir hata, Yargıtay tarafından nasıl bir bozma nedeni olarak kabul edilir? Yargıtay 16. Ceza Dairesi'nin 2017/3341 sayılı kararında bu durum nasıl somutlaşmıştır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #47425

Savunma hakkının kısıtlanması, mutlak bir bozma nedenidir (CMK m.289). Yargıtay 16. Ceza Dairesi'nin 2017/3341 sayılı kararında bu durum, iddia makamının esas hakkındaki mütalaasının sanıklara ve müdafilerine usulüne uygun tebliğ edilmemesi ve karar oturumunda yüzlerine karşı okunmaması şeklinde somutlaşmıştır. Mahkeme, mütalaanın tebliği için ara karar vermiş ancak tebligatları usulüne uygun yapmamıştır. Ayrıca, son duruşmada mütalaayı sözlü olarak tekrar etmeyerek sanık ve müdafilerinin buna karşı son savunmalarını yapma imkanını kısıtlamıştır. Bu durum, CMK m.176/4 (süre verilmesi), m.190/2 (duruşmaya ara verilmesini isteme hakkı) ve m.216 (delillerin tartışılması ve söz sırası) hükümlerine aykırılık teşkil ettiği için savunma hakkının kısıtlanması olarak kabul edilmiş ve hükmün bozulmasına neden olmuştur. (Ref: barandogan.av.tr/blog/mevzuat/cmk-madde-125-icerigi-devlet-sirri-niteligindeki-belgelerin-mahkemece-incelenmesi.html)