Bir ceza davasında, sanıkların fiillerinin 'siyasi parti faaliyeti' mi yoksa 'silahlı terör örgütü faaliyeti' mi olduğunun ayrımında hangi kriterler gözetilmelidir? Yargıtay 16. Ceza Dairesi'nin 2017/3341 sayılı kararında bu konuda yapılan değerlendirmeyi özetleyiniz.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #47423

Yargıtay 16. Ceza Dairesi'nin ilgili kararında bu ayrım yapılırken, eylemin içeriği ve amacı temel kriter olarak alınmıştır. Karara göre, terör örgütü yöneticilerinin talimatı veya KCK sözleşmesi gibi örgütsel dokümanlar doğrultusunda gerçekleştirilen eylemler siyasi parti faaliyeti olarak kabul edilemez. Ancak, BDP (siyasi parti) tarafından organize edilen basın açıklamaları, referandum boykot mitingi, Nevruz kutlamaları, Kürt Dili Bayramı, Dünya Kadınlar Günü mitingi gibi eylemler, 'terör örgütü propagandasına dönüştürülmedikçe' siyasi parti faaliyeti kapsamında değerlendirilmiş ve bu eylemlerin tek başına örgüt üyeliği suçuna delil teşkil etmeyeceği belirtilmiştir. Dolayısıyla temel kriter, eylemin şiddet içermemesi, örgütün propagandasını yapmaması ve meşru bir siyasi parti çatısı altında, siyasi amaçlarla yapılmasıdır. (Ref: barandogan.av.tr/blog/mevzuat/cmk-madde-125-icerigi-devlet-sirri-niteligindeki-belgelerin-mahkemece-incelenmesi.html)