Türk hukukunda 'olası kastla suça teşebbüs' mümkün müdür? Doktrindeki baskın görüşü ve Yargıtay'ın genel uygulamasını açıklayınız.
Türk hukukunda doktrindeki baskın görüş ve Yargıtay'ın istikrarlı uygulamasına göre 'olası kastla suça teşebbüs' mümkün değildir. Bu görüşün temel gerekçesi şudur: Olası kast, failin belirli bir neticeyi hedeflemediği, sadece muhtemel bir yan neticeyi kabullendiği bir kusurluluk şeklidir. Teşebbüs (TCK m.35) ise, failin 'işlemeyi kastettiği bir suça' elverişli hareketlerle doğrudan doğruya icraya başlayıp elinde olmayan nedenlerle tamamlayamamasıdır. Buradaki 'kast'ın doğrudan kast olduğu kabul edilir. Olası kastta sorumluluk, ancak öngörülen ve kabullenilen neticenin 'gerçekleşmesi' halinde doğar. Netice gerçekleşmemişse, belirsiz bir neticeye yönelik teşebbüsten söz edilemez. Aksi kabul, ceza sorumluluğunu aşırı genişletir. (Ref: YCGK, E.2005/1-131, K.2005/167)