AİHM Yasak Kararı'nda, başvuranın FETÖ/PDY'nin terörist niteliğinden haberdar olmadığı iddiası (suçun manevi unsuru - mens rea) Mahkeme tarafından nasıl değerlendirilmiştir?
AİHM Yasak Kararı'nda (paragraf 175-178), Mahkeme, ulusal mahkemelerin başvuranın örgütün gizli yapısı içerisinde bir yönetici olarak örgüt adına gizli faaliyetlerini sürdürdüğünü gösteren çok sayıda aleyhte delile atıfta bulunarak isnat edilen suçun kast unsurunu (manevi unsur) ortaya koyduğunu gözlemlemiştir. Anayasa Mahkemesi ve Yargıtay içtihatlarına göre, sanığın örgütün hiyerarşisine dâhil olduğu, örgütün nihai amaçlarına ulaşmayı hedefleyen ve sürekli, çeşitli ve yoğun nitelikte faaliyetler yürüttüğü ve bu yapı içerisinde belirli bir pozisyonda bulunduğu tespit edildiğinde, sanığın söz konusu örgütün amaç ve yöntemlerinin varlığından haberdar olduğu kabul edilir. Mahkeme, ulusal mahkemelerin kast unsuruna ilişkin bu değerlendirmesinin, ceza hükmünün geniş değil, öngörülebilir bir yorumu olduğunu belirtmiştir. Açıklama: Suçun manevi unsuru, failin fiili bilerek ve isteyerek işlemesidir. Örgüt üyeliği suçlarında bu, örgütün amaçlarını ve yöntemlerini bilmeyi ve örgüte isteyerek katılmayı içerir.