Anayasa Mahkemesi'nin Adnan Şen kararında, 'FETÖ/PDY'nin mahkeme kararıyla terör örgütü olarak nitelendirilmeden önce bile, bu örgütün oluşturduğu tehdidin Milli Güvenlik Kurulu (MGK) kararlarında belirtildiği' hususu, yargılama sürecinde nasıl bir etki yaratmıştır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #47224

Anayasa Mahkemesi Adnan Şen kararında, bir örgütü 'terörist' ilan eden bir mahkeme kararı bulunmamasının, söz konusu örgütün üyelerinin cezai olarak sorumlu tutulmasını engellemediğini vurgulamıştır. AYM, darbe girişiminden önce dahi FETÖ/PDY'nin oluşturduğu tehdidin MGK kararlarında belirtildiğini (örneğin 2014 yılı Milli Güvenlik Politikası Belgesi'nde) ve üyeliği şüphesiyle çok sayıda soruşturma açıldığını hatırlatmıştır. Bu durum, örgütün yasa dışı niteliğinin kamuoyu ve devlet organları tarafından darbe girişiminden önce de fark edildiğine işaret ederek, mahkemelerin örgütün gerçek fıtratını bilmeyenler için TCK 30'daki hata hükmünü değerlendirmeleri gerektiğini belirtmiştir. Yani MGK kararları, örgütün gizli yapısının yasa dışı niteliği hakkında bilgi kaynağı olarak değerlendirilmiştir (§§ 84-85, 137).