AİHM'in Yasak/Türkiye kararında, başvuranın durumu ile Yüksel Yalçınkaya/Türkiye davası arasındaki temel fark nedir? Bu fark, Sözleşme'nin 7. maddesi bağlamındaki incelemeyi nasıl etkilemiştir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #47185

AİHM, Yasak/Türkiye kararında, başvuranın durumunu Yüksel Yalçınkaya/Türkiye davasından belirgin bir şekilde farklılaştırmıştır. Yüksel Yalçınkaya davasında başvuranın mahkumiyeti büyük ölçüde şifreli mesajlaşma uygulaması ByLock'un kullanımına dayandırılırken, Yasak davasında başvuran ByLock kullanmakla suçlanmamış, onun yerine 2011-2014 yılları arasında işlenen fiiller nedeniyle (tanık ifadeleri, HTS kayıtları, Bank Asya işlemleri, şirket tarafından ödenen sigorta primleri) silahlı terör örgütüne üyelikten suçlu bulunmuştur. Bu fark, AİHM'in 7. madde incelemesinde, Yasak'ın eylemlerinin ByLock kullanımı gibi tekil bir delile değil, örgütün gizli yapısı içindeki çeşitli ve sürekli faaliyetlerine dayanması nedeniyle suçun maddi ve manevi unsurlarının daha kapsamlı bir şekilde incelenmesine yol açmıştır. AİHM, Yasak'ın eylemlerini (gizli faaliyetler, yöneticilik konumu) suçun maddi unsurları kapsamında değerlendirirken, Yalçınkaya'da ByLock kullanımının doğrudan suçun maddi unsuru olarak kabul edilmesi eleştirilmişti (§§ 150, 163-165, 175).