Yargıtay 16. Ceza Dairesi'nin 2017/2035 E., 2017/5408 K. sayılı kararına göre, Yargıtay üyelerinin kişisel suçları nedeniyle yargılanacakları mercii, görevden ayrılmaları halinde değişir mi? 'Görev suçu' ve 'kişisel suç' ayrımı bu bağlamda nasıl yapılır?
Yargıtay kararlarına göre, Türk Ceza Kanunu'nun 314. maddesinde düzenlenen örgüt üyeliği suçları, memuriyet görevinden doğan, görevle bağlantılı ve görevden yararlanılarak işlenebilen suçlar kapsamında kabul edilemez, bu nedenle 'kişisel suç' niteliğindedir. Kamu görevlilerinin gereksiz soruşturma ve kovuşturmaya maruz kalmalarını önleyen özel soruşturma ya da kovuşturma usulü ile getirilen teminat, kamu görevlisinin şahsı ile değil, doğrudan bulunduğu pozisyon ve icra edilen kamu görevi ile ilgilidir. Yargıtay Kanunu'nun 46/son fıkrasındaki 'bulunulan son görev ve sıfatları esas alınır' şeklindeki düzenleme soruşturma aşamasına ilişkindir. Yargıtay üyelerinin görevlerini icra ettikleri sırada işledikleri suçlar yönünden kovuşturma aşamasında özel kovuşturma teminatı altında oldukları ve suçun görevle bağlantılı olmasa da görev yaptığı dönemi de kapsayacak biçimde işlendiğinin iddia edilmesi halinde bu teminatın görevden herhangi bir sebepten ayrılması durumunda da devam ettiği kabul edilmelidir. Dolayısıyla, bu tür suçlarda yargılama yetkisi Yargıtay'ın ilgili ceza dairesine aittir. (Yargıtay 16. Ceza Dairesi 2017/2035 E., 2017/5408 K.).