HMK madde 114/1-b bendinde yer alan 'yargı yolunun caiz olması' dava şartını somut bir örnekle açıklayınız. İdari yargının görev alanına giren bir uyuşmazlığın adli yargıda açılması durumunda nasıl bir karar verilir?
Yargı yolunun caiz olması, HMK madde 114/1-b bendinde dava şartı olarak düzenlenmiştir. Bu, bir uyuşmazlığın çözümünün hangi yargı koluna (adli, idari, askeri, Anayasa Mahkemesi vb.) ait olduğudur. Örneğin, kamu kurumu niteliğindeki bir idarenin hizmet kusurundan doğan zararların tazmini istemiyle açılan tam yargı davası idari yargının görev alanına girer. Eğer bu tür bir dava adli yargıda açılırsa, mahkeme yargı yolu caiz olmadığı gerekçesiyle davanın usulden reddine karar vermelidir. Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin 2018/1209 E., 2018/5312 K. sayılı kararı, Karayolları Genel Müdürlüğü'nün yolundaki çukur nedeniyle açılan tazminat davasında idari yargının görevli olduğunu belirtmiş ve adli yargı tarafından verilen kararı bozmuştur. Benzer şekilde, SGK idari para cezalarının iptali talebi de idari yargının görevindedir (Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2015/12415 E., 2017/8173 K.).