Yargıtay kararlarında, belirsiz alacak davası olarak açılan bir davanın hukuki yarar yokluğundan reddedilmesi halleri hangi kriterlere göre belirlenmektedir? Özellikle iş hukukundan kaynaklanan alacaklar bakımından belirsiz alacak davası açılabilmesinin şartları nelerdir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #47138

Davanın belirsiz alacak davası türünde açılabilmesi için, davanın açıldığı tarih itibarıyla alacağın miktar veya değerinin tam ve kesin olarak davacı tarafça belirlenememesi gereklidir (HMK m. 107/1). Madde gerekçesinde 'açılacak davanın miktarı biliniyor yahut tespit edilebiliyorsa, böyle bir dava açılamaz. Çünkü, her davada arandığı gibi, burada da hukuki yarar aranacaktır, böyle bir durumda hukuki yararın bulunduğundan söz edilemez' denilmiştir. Şartları bulunmadığı halde dava dilekçesinde davanın belirsiz alacak davası olarak açıldığı durumda davacıya herhangi bir süre verilmeden hukuki yarar yokluğundan davanın reddi yoluna gidilmelidir. İş hukuku alacakları bakımından kategorik olarak belirli veya belirsiz ayrımı yapılamaz. Ancak Yargıtay uygulamasına göre, fazla çalışma, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının tanık anlatımlarına dayanması ve hakimin takdir yetkisine bağlı indirim yapılmasının gerekliliği halinde, alacak belirsiz kabul edilebilir. Ancak kıdem ve ihbar tazminatı gibi alacaklar, davacı çalışma süresini, en son ödenen ücreti, alması gerektiğini iddia ettiği aylık ücret miktarını belirleyebildiğinden, genellikle belirlenebilir alacak niteliğindedir (Yargıtay 22. Hukuk Dairesi 2015/24940 E., 2018/1002 K.).